Dekanın Mesajı

Dekanın Mesajı

Hoş Geldiniz


Dünya her an değişiyor. Bu değişim sürecinin odağında insan var. İnsanın değişimi, yaşama biçiminin, tercihlerinin değişiminin yanı sıra yaşam süresi uzuyor, bağışıklık düzeyi değişiyor, çevresel etkilere göre sağlık sorunları çeşitleniyor. İlaç ve eczacılık hizmetlerinin küresel önemi, bu süreçte her geçen dakika biraz daha artıyor. Doğumdan ölüme tüm yaşam boyunca ilaç, insanın yaşamında önemli bir yer tutuyor. Tedavisi henüz bulunmayan, akut ve kronik hastalıklar, eczacılık hizmetlerini, yıllarla değil saatlerle değişen, gelişen, kendisinin, ürünlerinin ve hizmetlerinin, geleceğin formüllerinin ve çalışma alanlarının geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Bu zorunluluğun etkisiyle dünyada ilaç, eczacılık, klinik eczacılık ve farmasötik bakım, eğitimde en yoğun Ar-Ge yatırımının yapıldığı ve en hızlı değişime uğrayan alanların başında geliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni sıralamasına göre 0-17 yaş arasındaki insanlar ergenleri, 18-65 yaşındaki insanlar gençleri, 66-79 yaş aralığı orta yaşı ve 80-99 yaş arası ise yaşlılık dönemini ifade ediyor. Yaşlı nüfusun oranındaki hızlı yükselme, yaşlılıkla birlikte gelen hastalıkların artışına da neden oluyor. Kent yaşamıyla oluşan beslenme alışkanlıkları, hareketsizlikten doğan rahatsızlıklar, olumsuz yaşam koşullarının getirdiği psikolojik rahatsızlıklardaki artış ilaç ve eczacılık disiplinlerinin gelişmesini her yönden tetikliyor. Bu gelişme hızı içinde eczacılık eğitiminin, niteliksel gelişiminin niceliksel büyüme ile paralel yürütülmesi önem taşıyor. Bu niteliksel büyüme, eğitimde verimliliğe yönelik çalışmaları, sektörde çalışacak insan kaynağına yönelik kapsamlı iyileştirmeyi ve her şeyden önemlisi eczacılık eğitimine bakış açısının semt eczacılığından klinik hasta temelli eczacılık anlayışına dönüşümünün tamamlanması gerektiriyor. Bilginin globalleşmesi ve ulaşılabilirliği, farklı bir hasta profili oluşturuyor. 7,5 milyar insan nüfusu ile dünyada, bugün 4 milyara yakın insan internete bağlanabiliyor. İhtiyaçlarının farkında olan, seçeneklerini sorgulayan, daha etkin kararlar verebilen, daha yüksek profilli hastalarıyla dünya daha yüksek profilli eczacılara ihtiyaç duyuyor. Değişen hasta profilinin eczacılık hizmetleri için anlamı; zorunlu ve ikamesi olmayan ilaçlar dışında hastanın ilacını seçebilme yetkinliğine her geçen gün daha fazla sahip olması olarak daha büyük şiddetle ortaya çıkıyor. Sosyal medyanın ve internetin, doğruluğu bilimsel olarak onaylanmamış olsa da bilgiyi yayma hızı, eczacıların hastaya ulaşan tüm bilgileri analiz etmek, yanıt vermek, hataları bulmak ve düzeltmek ilgili daha etkin çalışmalar yapmasını gerekiyor.

İlaç sanayisi Endüstri 4.0 dönüşümüne, otomotiv, havacılık ve savunma gibi sektörlerle aynı hızda başladı. Dijitalleşme, üretim süreçlerini daha akıllı ve verimli modellerle geliştirme, Ar-Ge’den, ilaç temsilcilerinin saha çalışmalarını takibe kadar sektörün planları arasında yer alıyor ve tabii dijital dönüşümün ön koşulu olan inovasyon kültürü, ilaç firmalarının kurumsal kültürlerinin değişmez parçasını oluşturuyor. İnsan yaşamı sorumluluğu ile hız kazanan değişim yaratma kapasitesi, yeni nesil eczacıların ortaya çıkmasını zorunlu kılıyor. Sağlık sisteminin içinde yer alan birçok yenilik eczacılık hizmetlerini de ilgilendiriyor. Bugün robotik sistemlerle yapılan ameliyatlar, ilaçların kişiye göre hazırlanması dahi, ilaç kullanım dinamiklerini etkiliyor. Tedavi etmenin yanı sıra koruyucu tıp alanında da önemli adımlar atılıyor. Eczacılık bu çalışmaların da merkezinde yer alıyor. Günümüzde başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm sağlık sektörü, eczacıların yönlendirmelerinden yararlanma eğiliminde. Eczacılık, toplam sağlık sektörünün ana akım önderlerinden birisi olarak daha fazla bilgi üretmeyi de hedefleri arasında görmek zorunluluğunda.

Dünya reçeteli ilaç satışları ve kategorileri incelendiğinde, yılda 5,6 oranında ortalama büyüme ile 2022’de toplam 1 trilyon dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. 2017 yılı rakamlarından yola çıkılarak 2022 yılına gelindiğinde, toplam reçeteli ilaç satışlarındaki eşdeğer ilaç satışlarının yüzde 33 artması bekleniyor. Günümüzde 20 milyar TL’yi aşkın yıllık hacmi ile dünyanın 16. büyük ilaç pazarı konumunda olan Türkiye’de ilaç sektörü hızlı bir büyüme eğilimi gösteriyor. Çok sayıda yerli ve yabancı firmanın yer aldığı parçalı bir yapıya sahip olan ilaç sektörünün büyümesinde yeni ürünlerin pazara çıkması kadar hastane kanalının da önemli bir payı olduğunu söyleyebiliriz. Hastaneler, özel ve kamu yatırımlarıyla 2016 verilerine göre yüzde 28 oranında büyüme gerçekleştirdi. Diğer yanda ilaç satışlarında Türkiye’de 25 binden fazla bağımsız eczanenin oluşturduğu perakende ilaç pazarı da 2016 verileriyle yüzde 15 oranında büyüdü. Türkiye ilaç pazarında 2017’nin ilk yarısında ise hastane ve eczane kanallarının toplamında 2016’nın aynı dönemine oranla yüzde 16’lık bir artış gerçekleşti, 2017’de pazar 11,9 milyar TL oldu. 2017 yılının ilk 6 ay sonuçlarına göre pazara toplam 8 adet biyoteknolojik ilaç girdi. Böylece ilaç pazarı 196referans biyoteknolojik, 41 biyobenzer ilaç olmak üzere toplam 237 biyoteknolojik ilaçtan oluştu. Biyoteknololojik ilaç pazarı yüzde 6,1 oranında büyüdü. Biyobenzer ilaçların büyüme oranları ise değer bazında yüzde 42,2, hacim bazında yüzde 20,9 düzeyinde. Sağlık Bakanlığı’ndan izinli biyosidal ürünler, farmasötik formdaki bazı tıbbi cihazlar, enteral beslenme ve tıbbi amaçlı gıdalar, kozmetik ve dermokozmetik ürünleri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan izinli vitaminler,
gıda takviyeleri ve mamalarını tıbbı ürün pazarı altında değerlendirilmektedir. Tüm bu ürünler eczacının ve eczacılık hizmetlerinin kapsamındadır.

TÜİK verilerine göre 2010 yılında ilaç sektörü ülkemizde 31.500 kişiyi istihdam ediyordu. TÜİK tarafından ilan edilen son istihdam rakamlarına göre 2016 yılı için ortalama 32 bin, 2017 yılında ise 34 bin çalışanı ile dev bir istihdam sergiliyor. Ayrıca 2017 yılısonu sektörel istihdam tahminleri Türkiye’de en yüksek işe alım potansiyelinin ilaç sektöründe olduğunu gösteriyor. Türkiye ilaç sektörü, 24 akredite Ar-Ge merkezi, 1053 Ar-Ge çalışanı, 596 tamamlanan ve 571 devam etmekte olan proje ile, ülkemiz inovasyonunda ve sanayi dönüşümünün gerçekleşmesinde önemli bir paya sahip. Sektörün 126 patent başvurusu ve 9 tescil edilmiş patenti bulunuyor. Tüm bu alanlar eczacılar için mükemmel bir istihdam alanı sağlamakla beraber, üniversitelerin bu alanlarda çalışacak öğrencileri için ne denli farklı ve nitelikli eğitim vermeleri gerektiği aşikardır. Ancak bu gelişmelere rağmen eczacılık eğitiminin bu hızı ve vizyonu yakalamada ne denli geride kaldığını da görüyoruz. İşte Adakent Üniversitesi Eczacılık Fakültesi olarak tüm akademik ve idari birimlerimizlesizleri bu yüzyılın gereklerine uygun bir eğitim vermeyi vaat ediyoruz.

Hızlı nüfus artışı, ortalama yaşam süresindeki artış, değişen demografik yapı ve kişi başına ilaç tüketimimdeki değişiklikler, eczacılığın önümüzdeki yıllarda büyümeye devam edeceği anlamına geliyor. Artan sağlık turizmi ve bu konuda sağlanan devlet teşvikleri de sektörün büyümesini desteklemektedir. Sağlık turizminin önemli etmenlerinden birisi eczacılık hizmetleridir. Ancak bu alanda hizmet verecek eczacıların yabancı diller konusunda yetkin olması zaruridir. Bu amaçla Adakent Üniversitesi Eczacılık Fakültesi her bir öğrencisinin ulusal ve uluslararası değerlendirmelerde başarılı olabilecek şekilde yabancı dil konusunda yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla örgün eğitim programında önemli düzenlemelere gitmiştir.

İşte bu nedenlerle Adakent Üniversitesi Eczacılık Fakültesi. Dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım. (M.Celaleddin) Dünün eczacılığı dünde kaldı gençler, bugün yeni bir vizyonla kendi sesimizi dünyaya duyurmalı, hastalarımıza hak ettikleri mükemmel eczacılık hizmetini sunmalıyız.


Ahmet Sami Boşnak
Adakent Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili